Ruh Sağlığı Nedir? Ruh Sağlığının Önemi ve Ölçütleri Nelerdir?

Psikolojide gecen ruh terimi; biliş, duygu ve eylemleri içerir. Biliş; dikkat, bellek, algılama, problem çözme vb. zihinsel süreçlerdir. Duygu; mutluluk, öfke, heyecan, kıskançlık vb. kavramları içinde barındırır. Eylem ise insanın bilişsel, duygusal ve bedensel tepkilerinin genel adıdır.

Ruh sağlığı bireyin kendisi ve çevresi ile sürekli bir uyum içinde olmasıdır. Ruh sağlığının bozulması ise biliş, duygu ve eylemlerde meydana gelen tutarsızlık, aşırılık ve uyumsuzluk durumu olarak açıklanır.

Bir uyumsuzluğun ruhsal rahatsızlık olarak kabul edilmesi için sürekli olması, günlük yaşamın rutinini ve kişiler arası ilişkileri gözle görülür bir şekilde bozması gerekir.

Ruh Sağlığının Önemi ve Ölçütleri

Ruhsal açıdan sağlıklı olmanın çeşitli ölçütleri vardır.

  • Kişi kendisiyle uyumlu olmalıdır.
  • Kişi, yaşadığı yakın ve uzak çevreyle ilişki kurup bu ilişkiyi sürdürebilmelidir.
  • Kişi insanlarla geçinme ve iş birliği yapmanın ötesinde sevgiye ve saygıya dayalı bağlar kurabilmelidir.
  • Kişinin kendine güveni olmalıdır.
  • Kişi, toplumda bir yeri ve görevi olduğu duygusunu edinmiş olmalıdır.
  • Kişinin geleceğe yönelik tasarıları olmalı ve bunlara ulaşmak için gerçekçi çabalarda bulunmalıdır.
  • Kişi karşılaştığı güç durumlara uyma esnekliği gösterebilmelidir.
  • Kişi bağımsız olarak girişimlerde bulunabilmelidir.
  • Kişinin, yaşadığı çevreyle ve toplumla ters düşmeyen değerleri ve inançları olmalıdır.
  • Kişinin mesleği dışında eğlendirici, dinlendirici ve kendini geliştirici uğraşları olmalıdır.

Dünya Sağlık Örgütüne göre sağlık; bedensel, ruhsal ve sosyal olarak tam bir iyilik halidir. Yukarıda sayılan ruh sağlığının ölçütleri ideal ve tam bir iyilik halini yansıtır. Çoğu insanın ruh sağlığı ne ideal ruh sağlığı durumunda ne de ruhsal rahatsızlık boyutundadır.

Örneğin günlük kaygı ve üzüntüler her insanda vardır. Bireylerin ruhsal sorunlarının olması, ruhsal denge ve uyumlarının bozuk olduğu anlamına gelmez. Sigmund Freud ruh sağlığını “sevmek ve çalışmak” diye özetler. Bu tanıma göre kendisini, insanları, canlıları, doğayı seven ve rutin işlerini aksatmadan verimli bir şekilde çalışabilen insan ruhsal olarak sağlıklıdır.

Ruhsal yönden sağlıklı olan insan yaşadığı toplumun kurallarına, gelenek ve göreneklerine uyar; kurallara uymadığında ise çevreyi rahatsız etmeden yaşadığı çatışmayı çözmeyi başarabilir. Tutum ve davranışları ile çevresine huzur ve neşe verir. Kısaca ruh sağlığını korumak içsel ve toplumsal barış acısından önemlidir.

Ruh sağlığının korunmasında bireyin strese karşı dayanıklılığı önemli bir etkendir. Dayanıklılık, stresli durumlara uyum gösterebilme becerisidir. Dayanıklılığı yeksek kişi, yapacağı işin önemine güçlü bir şekilde inanır ve kendini o işe adar. Yaşadığı zorluklara direnç gösterir.

Yaşamının denetimini kendi elinde tutar.

Duygularının ve davranışlarının sorumluluklarını alır. Dayanıklı birey zorluklara meydan okur. Stresli yaşam durumlarını, güvenliği tehdit edici bir unsur olarak değil kişisel gelişim için gerekli bir fırsat olarak görür.

Sağlıklı bir bağlanmanın, güvenin ve yeterli bakımın olduğu iyimser bir ailede yetişen bireyler, strese karşı daha dayanıklı olur. Sosyokültürel çevresinden aldığı sosyal destek de bireyin strese karşı dayanıklı olmasına katkıda bulunur. Bazen dayanıklı olmak tek başına yeterli olmaz çünkü bireyler zorlayıcı durumlarla her zaman kendi başlarına mücadele edemezler. Bu durumda destek arayışı içine girerler.

Stres altındaki bireye çevresindeki insanlar tarafından sağlanan duygusal, bilişsel ve maddi yardımlar sosyal destek olarak tanımlanır. Yeterli sosyal desteğe sahip olmak ruh sağlığını korumada önemli bir etkendir. Aile, akraba, arkadaş gibi sosyal destek gruplarının bireyin ruh sağlığı üzerinde koruyucu etkisi vardır.

Birey sosyal çevresinden aldığı maddi, duygusal ve bilişsel destek ile yaşadığı stres ve zorluklara karşı daha dayanıklı olur. Hasta olan bireye komşusunun yemek götürmesi, evsiz kalan birine akrabasının evini açması maddi desteğe örnektir. Stresli olduğu bir anda bireye sevgi ve şefkat göstermek, onu dinlemek duygusal destektir.

Bireyin kendisinden daha tecrübeli insanlardan aldığı tavsiyeler ve açıklamalar ise bilişsel destektir. İşe yeni giren birine daha tecrübeli olan arkadaşının iş hayatına ilişkin tavsiyelerde bulunması bilişsel desteğe örnektir.

Sağlıklı bir aile ortamı, doğru seçilmiş bir arkadaş çevresi, güçlü akrabalık bağları bireyin ruhsal sorun yaşama riskini azaltır. Buna rağmen birey sorunlar yaşayabilir. Sosyal destek bu durumda sorunun erken teşhis ve tedavisi için bireyi yönlendirme, tedavi sırasında bireye destek olma konularında devreye girer.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.