Stres ile Başa Çıkma Teknikleri Nelerdir?

Stresle başa çıkabilen insanlar, stresin verdiği zararları ortadan kaldırabilen ve stresi gelişme yolunda bir araç olarak kullanabilen kimselerdir. Bunu başarabilmek için davranışsal stratejiler, duygusal ve bilişsel stratejiler ile duruma bağlı (problem odaklı) bazı yöntemlerden yararlanmak gerekir.

Davranışsal stratejiler

Problemin çözümünü zorlaştıran olumsuz duyguların azaltılması ya da ortadan kaldırılması. Fiziksel egzersiz yapılarak ve beslenme alışkanlıklarına dikkat edilerek mümkün olabilir.

İnsan vücudu hareketli bir yaşam için programlanmıştır. Düzenli yapılan egzersizler (örneğin, doğru nefes alma ve gevşemeyi öğrenme gibi teknikler) stresi kontrol etmede etkilidir.

Yeterli uyku, zamanı etkili kullanmak, iyi ve dengeli beslenme, B ve C kompleks vitaminlerinin düzenli alınması, beslenme alışkanlığında tuz ve şekere daha az yer verilmesi, gün içerisinde tüketilen ve aynı zamanda uyarıcı içeren çay, kahve. Kakao ve kolalı içeceklerin ölçülü kullanılması, yapılacak işleri eğlenceli hale getirmek öncelikle insanın kendini daha iyi hissetmesine yardım eder.

Duygusal ve Bilişsel Stratejiler

Düşüncelerimiz ve bir olayı nasıl yorumladığımız duygu ve davranışlarımızı belirler. Çoğumuz bazı düşünce hataları yaparız. Örneğin, bir olaya dayanarak genellemeler yapar, karşımızdaki kişinin ne hissettiğini ve ne düşündüğünü bildiğimize inanır. Mutluluğumuzun diğer kişilerin davranışlarına bağlı olduğuna inanır ve onları değiştirmeye çalışırız.

Hâlbuki olayları tehdit olarak değil, yetenekleri sınama imkânı olarak değerlendirirsek, genelleme yapmazsak, enerjimizi başkalarını değiştirmek için değil kendimizi ve olaylara bakış açımızı değiştirmek için harcarsak daha kısa zamanda sonuca ulaşabiliriz.

Örneğin, “sınavım kötü geçti, ben bu sene sınıfı geçemeyeceğim” şeklinde bir genelleme yaparak olumsuz düşünme yerine “bu sınavım kötü geçti ama diğer sınavlara daha iyi hazırlanabilirim” şeklinde olumlu bir düşünce daha yapıcıdır. Yeri geldiğinde üzülebileceğimizi, başarısız olabileceğimizi. Hayal kırıklığına uğrayabileceğimizi hesaba katmak gerekir.

Ayrıca bireyin duygusal gücünü ve enerjisini tüketen durumlardan uzak kalınmalıdır. Örneğin, “sınavı geçemezsem kimsenin yüzüne bakamam gibi” olayları aşırı büyütmek ya da küçültmek tarzındaki düşünceler ile “sınavda mutlaka başarılı olmalıyım, bu sınavdan ya geçerim ya hayatım kararır gibi” gibi “ya hep ya hiç” tarzı düşüncelerden uzak kalınmalıdır.

“Mutlaka en iyi olmalıyım gibi” gibi me’li-ma’lı cümleler ve “annem kardeşime bağırdı, ama aslında bana kızıyordu” gibi olayları kişiselleştirmeler de kaçınılması gereken durumlardır.

Pozitif düşünce, olumsuzluklara razı olmayan, her koşulda yapılabilecek iyi bir şeyin olduğuna inanan, insan hayatını olumlu yönde etkileyen bir düşünce tarzıdır.

Duruma bağlı (problem odaklı) stratejiler

Stresle başa çıkmada zamanı iyi kullanabilme, sosyal destekten yararlanabilme, iletişim becerilerini geliştirebilme ve problem çözme becerileri geliştirebilme önemlidir.

Zaman kontrolü stresle başa çıkmada önemli faktörlerdendir çünkü zamanı kontrol edememek hayatı kontrol edememektir. İnsanın her an, zamanın baskısını hissetmesi hem büyük bir stres yaratır hem de aklı bir sonraki yapacağı işte olacağı için verimini azaltır.

Bu nedenle insan “zamanım yok” demeyi de öğrenmeli, o gün için öncelik taşıyan işleri yapmadıkça başka işlere geçmemeli, program dışı olaylar için zaman ayırmalıdır.

Bireylerin aile, toplum ve iş yaşamlarında birlikte oldukları diğer insanlarla kurdukları yakın ilişkiler ve dostluklar, onlar tarafından desteklenme düzeyleri, paylaşım oranları ve birliktelikten aldıkları zevk. Bazı problemlerin çözümünde işin uzmanından alınan yardım ya da aynı problemi yaşayan insanlarla girişilen temas (örneğin, otizmli çocuklara sahip ailelerin kurdukları dernek gibi) stresle mücadele etmedeki başarı düzeylerini artırmakta ve stresten daha az zarar görmelerini sağlamaktadır.

Kişinin kendini tanıması, stresin nedenini belirlemede ve başa çıkmada yararlı bir yöntemdir. Bu nedenle öncelikle stresin yaşamımızın hangi alanından kaynaklandığını ve o durumda belirgin olarak bizi neyin rahatsız ettiğini. Hangi duyguları yaşadığımızı ve bu duygularımızla nasıl tepkiler verdiğimizi gözden geçirmemiz gerekir.

Bu durumu değiştirmek için ne yapabileceğimizi düşünmek, olası problem odaklı çözüm yollarını belirlemek sorunun çözümünde önemli bir adım olacaktır.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.