Psikolojinin Tarih Bilimiyle İlişkisi

Tarih, fizik bir çerçeve içinde kurulmuş, fakat onu amil ve fail telakki eden tekâmülünün ilmi olarak tarif edilmişse, bu tekâmül içinde psikoloji de belli bir rol oynamak zorundadır. Psikoloji ile tarih arasındaki alakalar pek çoktur.

Biz, iki pratik tezahürle yetinmek üzere, çok mühim olmakla beraber. Tarihçinin psikolojisinin onun tarih görüşü üzerine yapacağı etki problemini bir tarafa bırakacağız. Psikolojik tetkik için tarihi metottan faydalanma ve tarihi olayların psikolojik tefsiri.

Tıbbi psikolojide, biz her zaman şuurunda olmasak bile, devamlı olarak tarihi metottan faydalanılmaktadır.

Gerçekten, bir süjenin psişik tekâmülünün tarihinin yeniden teşkilinde içinde yetişmiş olduğu şartların belirtilmesi bizzat süje ve çevresi tarafından elde edilmiş doküman ve delillerden faydalanmayı zorunlu kılar. Tarihi metot bize bu dokümanların ve bu delillerin kritiğini sağlayan bir örnek verir.

Diğer taraftan, eski tarihi dokümanlardan faydalanma, genel psikolojik konular üzerine bize yeni görüşler sağlar.

Böylece, primitif reaksiyon olarak histeri anlayışı şimdiki primitif toplumlardaki tekerrürünü gösteren etnolojinin verilerine ve büyük bir genişlikle kendini gösterdiği devrelerin karakterlerini tetkik etmeye imkan veren tarihin verilerine dayanacaktır.

Maziye dönüş yani, psikolojinin kanunları ile tarihi olayların tefsiri pek fazla komplekstir. Bu “tarihi psikoloji”, ilmi bir değer kazanmak için her iki disiplinin uzmanlarının sıkı bir işbirliğini gerektirir.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.