Öğrenmeyi Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Biyolojik faktörlerin öğrenmeye etkisini araştıran norofizyolojik öğrenme kuramına göre öğrenme, canlı bir doku olan beyinde gerçekleşir ve beynin öğrenmeden önceki ve sonraki yapısı farklıdır. Bu yüzden beynin çalışma şekli bilinmeden öğrenme anlaşılamaz.

Öğrenme beyinde birtakım kimyasal, elektriksel değişiklikler olması ve sinir sisteminde yeni sinaptik bağların kurulması yolu ile gerçekleşir. Örneğin yeni bir bilgi öğrenilirken beynin hipokampus denilen bölgesinde, nöronların birbirleriyle haberleştikleri noktalar (sinapslar) yüksek frekanslı elektrik sinyalleriyle uyarılır ve sinaptik bağlantılar güçlenir.

Merak edilmeyen, ilgi duyulmayan, önemsenmeyen ve duyguların işin içine girmediği olaylarda zayıf sinaptik bağlar oluşur ve bilgiler, beyin korteksi üzerine kaydedilmez yani öğrenme gerçekleşmez.

Norofizyolojik kurama göre öğrenmede sağlıklı beslenme ve egzersiz önemlidir. Yeşil yapraklı sebzeler, balık, fındık, ceviz gibi besinler öğrenmeyi olumlu etkiler. Fiziksel egzersizler ise kan dolaşımını artırarak beyne daha çok oksijen ulaşmasını sağlar.

“Bu duruma öğrenilmiş çaresizlik denir.”

Zihni zorlayan etkinlikler öğrenmeyi artırır ancak tehdit, öğrenme kapasitesini azaltır çünkü korku öğrenmenin önüne geçer. Beynin işleyişi ile duygular arasında güçlü bir ilişki vardır. Örneğin yüksek kaygı ve stres öğrenmeyi zorlaştırır. Hikayeler, benzetmeler, öğrenme ortamındaki renkler, görsel materyaller ise olumlu duyguları harekete geçirdiği için öğrenmeyi kolaylaştırır.

Öğrenme hem bilinçli hem de bilinç dışı süreçleri içerir. Bir öğrenme ortamında bilinçli olarak farkına varılanlarla birlikte farkına varılmadan öğrenilenler de vardır. Baskıyla çarpım tablosunu öğrenen çocuk bilinçaltında matematikten nefret etmeyi öğrenir.

Sosyokultürel öğrenme kuramına göre öğrenme tek başına gerçekleşen bir süreç değildir. Dikkat, algı, bellek gibi bilişsel süreçler uygun sosyokultürel ortamda gelişir. Dil gelişimi, yetişkin desteğiyle ve akranlarla iletişim öğrenmeyi etkiler.

Olumsuz bir durumu ortadan kaldırmak için caba sarf eden birey, başarıya ulaşamazsa mücadeleyi bırakır.

Davranışlarıyla olumsuz sonucu değiştiremeyeceğine inanır. Bir sure sonra olumsuz durumu ortadan kaldırabileceği durumlarda da artık gereken çabayı göstermez. Sorunu çözmeye yönelik İnancını kaybeder. Bu duruma öğrenilmiş çaresizlik denir. Balık tutma çabaları başarısızlıkla sonuçlanan bir kişinin balık tutmaya çalışmaktan vazgeçmesi öğrenilmiş çaresizliğe örnektir.

Bireyin başarıya dair olumlu inançlara sahip olması öğrenme için önemlidir. Başarıya olan inanç, beraberinde başarılı olmak için caba sarf etmeyi ve yeni şeyler öğrenmeyi getirir. Kendini gerçekleştiren kehanet; olaylara, durumlara, kişilere ve ilişkilere dair olumlu ya da olumsuz beklentilerin olacakları şekillendirmesidir. Örneğin okulda düzenlenen şiir dinletisinde ezberlediği şiirin sözlerini unutmaktan korkan bir öğrenci, şiirin sözlerini gerçekten de unutabilir.

Öğrenmeyi etkileyen faktörler üç başlık altında aşağıda açıklanmıştır.

Öğrenenle İlgili Etkenler

Güdülenme (Motivasyon): Bireyin öğrenmeye istekli hale gelmesidir. Öğrenmenin en önemli koşullarından biri olan güdülenme bireyi öğrenmeye özendirir ve davranışa yon verir.

Olgunlaşma: Öğrenmenin gerçekleşmesi için gerekli bedensel ve zihinsel yeterliliğe sahip olmaya olgunlaşma denir. Parmak kasları gelişmeden ve belli bir zihin olgunluğuna erişmeden çocuğun yazı yazması beklenemez.

Türe Özgü Hazır Olma: Organizmanın herhangi bir davranışı öğrenebilmesi için gerekli olan biyolojik donanıma sahip olmasıdır. Örneğin insanlar uçmayı, arılar konuşmayı öğrenemez.

Genel Uyarılmışlık Hâli: Kişinin bilincinin tamamen açık olduğu ve dikkatini yapacağı işe verebildiği uyanıklık durumudur. İyi bir öğrenme için organizmanın yeterli derecede uyarılmış olması gerekir. Yetersiz ya da aşırı uyarılma, öğrenmeyi olumsuz etkiler.

Kaygı: Kaygı bir huzursuzluk hissi, nedeni bilinemeyen bir korkudur. Belirli bir düzeydeki kaygı, organizmayı olumlu etkiler. Aşırı kaygı ya da kaygının hiç olmaması ise öğrenmeyi genellikle olumsuz etkilemektedir.

Transfer (Geçiş): Önceden öğrenilenlerin, sonradan öğrenilenleri etkilemesine transfer (geçiş) denir. Transferin gerçekleşmesi için bu iki konu arasında benzerlik olması gerekir. Örneğin basket oynama ile dil öğrenme arasında olumlu ya da olumsuz bir geçiş söz konusu değildir.

  • Pozitif Transfer: Önceden öğrenilenlerin, yeni öğrenmeleri kolaylaştırmasıdır. Bisiklete binmeyi bilen biri motosiklete binmeyi de kolayca öğrenir.
  • Negatif Transfer (Alışkanlık Çatışması): Önceden öğrenilenlerin, yeni öğrenmeleri zorlaştırmasıdır. Q klavye kullanan biri F klavye kullanırken zorlanabilir.

Öğrenilecek Malzeme ile İlgili Etkenler

  • Öğrenilecek konunun anlamlı olması, öğrenmeyi kolaylaştırır.
  • Öğrenilecek konu öğrenenin işine yarıyor ve ilgisini çekiyorsa daha kolay öğrenilir.
  • Öğrenilecek konu, bireyin olgunlaşma seviyesine ve yaşına uygun olmalıdır.
  • Öğrenilecek konu, yeterli uzunlukta olmalıdır.

Öğrenme Yöntemi ile İlgili Etkenler

  • Ara vererek çalışmak, hiç ara vermeden çalışmaktan daha etkilidir.
  • Öğrenilen konunun uygun şekilde tekrarı, öğrenmeyi pekiştirir ve unutmayı önler ancak gereğinden fazla tekrarın öğrenmeye bir etkisi yoktur.
  • Geri bildirim öğrenme için önemlidir. Öğrenen kişinin elde ettiği sonucu bilmesi güdülenmeyi artırır, bu da öğrenmeyi olumlu etkiler. Bilgisayar teknolojisi, bugünün insanına anında geri bildirim alıp yanlışları düzeltme imkanı vermektedir.
  • Konu uzun ise parçalara bölerek kısa ise bütün olarak öğrenmek daha etkilidir.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.