Doğru Karar Verme ve Doğru Karar Vermede İrdelemenin Önemi

Düşünme çoğu zaman problem çözme, irdeleme ve karar vermeye yöneliktir. Problem, hedefe ulaşmada karşılaşılan engeldir. Örneğin 9 noktayı elinizi hiç kaldırmadan 4 doğru ile birleştiriniz sorusu bir problemdir.

Böyle bir durumda çözüm, engeli aşmak için en iyi yolu bulmaktır. Problem; hazırlık, kuluçka, kavrayış aşamalarından geçilerek çözülür. Son olarak bulunan çözüm değerlendirilir. Hazırlık aşamasında problem yorumlanır ve çözüm için bilgi ve malzeme toplanır.

Çözülemeyen problemler bir sure beklemeye alınır. Kuluçka aşaması denilen bu donemde kişinin dikkati başka alana kaymıştır ancak bilinçaltı süreçler hala problemle uğraşmaktadır. Kavrayış aşamasında çözüm aniden zihinde netleşir. Birey bu aşamada problem için yeni bir çözüm üretir. Bulunan çözüm değerlendirilir. Çözüm işe yaramazsa süreç başa döner.

İnsanlar gündelik, bilimsel, felsefi vb. bir problemle karşılaştıklarında problem daha öncekilere benziyorsa genellikle bilinen çözümleri kullanırlar. Problem yeni ise ya da daha önce bilinen çözümler işe yaramazsa irdeleme devreye girer. İrdeleme mantık kurallarına göre düşünmedir. Akıl yürütme ilkelerinden özellikle tümevarım ve tümdengelim irdeleme için önemlidir.

Doğru Karar Vermede İrdelemenin Önemi

Tümevarımda parçadan bütüne, özelden genele ulaşılır.

  • İnsan canlıdır ve nefes alır.
  • Hayvan canlıdır ve nefes alır.
  • Bitki canlıdır ve nefes alır.

Sonuç: O hâlde bütün canlılar nefes alır.

Tümdengelimde ise bütünden parçaya, genelden özele ulaşılır.

  • Bütün balıklar denizde yaşar.
  • Levrek bir balıktır.

Sonuç: O hâlde levrek denizde yaşar.

Tüm bu irdeleme sonucunda birey, problemin çözümü ile ilgili bir “karara varır.” Günlük yaşamda alınan kararlarda her zaman akıl yürütme ilkeleri kullanılmaz. Duygular, geçmiş yaşantı ve deneyimler mantıklı düşünmenin önüne geçebilir. Bu yüzden bunları irdeleme süzgecinden geçirmek gerekir. “Kara kedi gördüm başıma kötü bir şey geldi. O halde başıma kötü bir şey gelmesinin nedeni kara kedi görmemdir.” denilebilir.

Burada aslında bir mantık hatası vardır. Bu ve buna benzer mantık hataları irdeleme sayesinde fark edilir. Problem çözme becerisi zeka, güdülenme, kurulum ve işleve takılma etkenlerine bağlıdır. Zeka ve güdülenme düzeyi yüksek olanların genelde problem çözme becerileri de yüksektir. Kurulum ve işleve takılma problem çözmede karşılaşılan engellerdir.

Daha önce de belirtildiği gibi insan yeni bir problemle karşılaştığında bildiği ve daha önce kullandığı çözümleri kullanma eğilimindedir. Bu engele kurulum ya da saplantı denir. Kişi bildiği çözüme saplanıp kaldığı için çözüme ilişkin yeni bir bakış açısı geliştiremez. Örneğin yukarıdaki 9 nokta problemindeki yönergede çözüm için 9 noktanın oluşturduğu karenin dışına çıkamayacağınız söylenmemiştir.

İşleve takılma ise bir nesnenin olağan işlevinin dışında başka işlevlerinin de olabileceğini görememe engelidir. Tokanın olmadığı yerde kalemi toka olarak kullanmak bu engeli aşmaya örnektir.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.