Belleğin Temel İşlevleri Nelerdir?

Belleğin kodlama, saklama, çağırma olmak üzere üç temel işlevi vardır.

Bu sayede bilgiler, belleğe kaydedilir Uzun süre saklanır ve gerekli olduğunda hatırlanarak kullanılır.

Belleğin Temel İşlevleri

Belleğin Temel İşlevleri

Kodlama

Algılama ve öğrenme sonucu kazanılan bilgilerin düzenli bir biçimde uzun süreli belleğe yerleştirilmesidir. Böylece kaydedilen bilgilerin kalıcılığı sağlanarak işler hâle getirilir. Kodlama ile elde edilen bilgiler, izlenimler simge ya da sembollerle belleğe sistemli, düzenli bir şekilde yerleştirilir.

Tıpkı kütüphanede kitapların türlerine göre farklı bölümlerde muhafaza edilmesi gibi bilgiler de beynin ilgili bölümlerinde saklanır.  Bilgiler bizim isteğimiz dışında otomatik olarak (örneğin, bir reklam müziği) kodlanacağı gibi bilinçli olarak da (örneğin, yazılı sınav öncesi bilgileri öğrenmek ve bellekte tutmak için çaba harcamak gibi) kodlanır.

Saklama (depolama)

Kodlanarak belleğe kaydedilen bilgiler, gerektiğinde kullanılmak üzere uzun süreli bellekte depolanır. Elektriksel biçimde gelen uyarıcılar, kimyasal bir değişime uğrayarak uzun süreli belleğe kaydedilir ve burada aylar, yıllar boyunca saklanır. Hatırlanan bilgiler daha önce bellekte depolanmış olanlardır ve bu bilgilerin nasıl hatırlanacağı nasıl depolandıklarına bağlıdır.

Çağırma

Uzun süreli belleğe kaydedilerek saklanan bilgilerin gerekli olduğunda yani bizim arzu ve irademizle bilince çıkarılmasıdır. Uzun süreli bellekte binlerce bilgi depolanmıştır.

Bu bilgiler her zaman bilinç alanında değildir. Gerekli olduğunda belleğin çağırma işlevi sayesinde bilgileri hatırlar ve kullanırız. Çağrışım olayının gerçekleşmesi için hatırlamak istediğimiz bilginin bellekte depolanmış olması ve depolanmış bilgiye bizi götürecek ipuçlarının var olması gerekir.

Birbirine benzer olanlar, zıt olanlar, aynı mekânda bulunanlar ve aynı zamanda meydana gelen olaylar bellekte çağırmaya yardımcı olur. Vişnenin kirazı hatırlatması çağrışım ilkelerinden benzerlik; gürültünün sessizliği hatırlatması zıtlık; 15 Temmuzun “Demokrasi ve Millî Birlik Günü” nü hatırlatması zamanda yakınlık; yolda karşılaştığımız kıvırcık saçlı birinin bize okul arkadaşımızı hatırlatması ise mekânda yakınlık ilkesi ile gerçekleşir. Çağırma hatırlamaya yardım eder.

15 Temmuz 2016 demokrasinin ve millî iradenin zafer günüdür.

15 Temmuz 2016 demokrasinin ve millî iradenin zafer günüdür.

Hatırlama

Geçmiş yaşantıların daha önce öğrenilenlerin istenildiğinde bilinç düzeyine çıkarılması, bellekte yeniden canlandırılmasıdır.

Hatırlama zihinsel bir süreçtir. Bu nedenle hatırlamayı etkileyen bazı faktörler vardır. Bunlar:

  • Öğrenen kişinin bellek (hafıza) gücü: Bu güç kişiden kişiye farklılık gösterir.
  • Öğrenilen materyalin anlamlı ya da anlamsız olması: Öğrenene anlamlı gelen materyaller daha kolay hatırlanır.
  • Öğrenilen materyalin kullanım sıklığı: Sık kullanılan materyaller daha çok hafızada kalır.
  • Öğrenme derecesi: Çok iyi öğrenilen bilgiler daha kolay hatırlanır. Bir şiiri ezberlemiş olan kimse, belli bir süre sonra şiiri hatasız tekrarlarsa çok iyi hatırlıyor deriz. Hatta araştırmalar bir zamanlar öğrenip de unuttuklarımızı, yeniden öğrenirken onları daha çabuk öğrendiğimizi göstermiştir. Tam anlamıyla öğrenilmemiş olan bilgilerin bile yeniden öğrenilirken hem zaman hem de çaba yönünden tasarruf sağlaması öğrenilen her şeyin hatırlamaya yol açan bir iz bıraktığını gösterir.
  • Öğrenme malzemesinin örgütlenmiş olması: İnsan zihni örgütlenmiş olan bilgileri daha uzun süre saklamakta ve bu bilgilere daha kısa sürede ulaşabilmektedir. Örneğin on basamaklı bir sayı üç grup hâline getirildiğinde yani örgütlendiğinde hatırlanması daha kolay olmaktadır.
  • Duygusal ve toplumsal etkenler: Üzüntülüyken öğrenilen bir bilginin sevinçliyken hatırlanması zordur. Büyüklerin elini öpmek, İstiklal Marşı’nı duyunca saygı duruşuna geçmek sosyal ortamlarda ihmal etmediğimiz, hemen hatırladığımız davranışlardır.
  • Öğrenmeyi izleyen zamandaki faaliyetler hatırlama surecini etkilerTelevizyon, bilgisayar ile meşgul olmak, ağır bir spor yapmak, birbirine benzeyen konuları art arda çalışmak gibi faaliyetler hatırlamayı olumsuz şekilde etkiler. Yapılan araştırmalar öğrenmeyi takip eden en yararlı faaliyetin dinlenme ve uyku olduğunu göstermektedir çünkü uyku esnasında zihin yeni uyarıcılara kapalı olduğundan öğrenilenler unutulmaz.
  • Ortam(Belirli bir ortamda öğrenilen bilgi, aynı ortam içinde daha iyi hatırlanır.)

Hatırlama ve tanıma arasındaki fark

Öğrenilmiş olan bilgi ve becerilerin saklanıp yeniden bilince aktarılmasına hatırlama, bir nesnenin önceden görülmüş, öğrenilmiş ya da edinilmiş olduğunun farkına varmaya ise tanıma denir. Ör, çoktan seçmeli test türündeki sınavlarda doğru cevabı bulmak tanıma iken, klasik sınavlarda sorulara cevap vermek ise hatırlamadır. Tanıma hatırlamaya göre daha kolay gerçekleşir.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.