Psikoloji Araştırmalarında Uygulanan Yöntem ve Teknikler Nelerdir?

Bilimlerin amacı, olguları betimlemek, açıklamak ve yasalara ulaşmaktır. Bu amaca erişmek için izledikleri sistemli düzenli her türlü araştırma tekniğine yöntem denir.

Tümevarım(endüksiyon)

Çok sayıda gözlem ve deney sonucundan genel ilkelere varmak. Bilimlerin elde ettiği kanun ve prensipler bu yolla elde edilir.

Tümdengelim(dedüksiyon)

Deney ve gözlemler sonucunda elde edilmiş genel bir ilkeyi tek tek olaylara uygulamak. Bilimler bu yöntemle genellemelerden yararlanarak olayları açıklar.

Analoji(benzetme)

İki olgu ya da olay arasındaki benzerlikten yola çıkarak onların başka bakımlardan da benzer olacaklarını öne süren çıkarsamadır. Bilimler bu yöntemle olgular arasındaki benzerlikten yola çıkarak birinde olan özelliğin diğerinde de olabileceğini öngörürler.

Genel olarak bilimlerin kullandıkları yöntemler; tümevarım, tümdengelim ve analojidir. Tüm bilimlerdeki yöntemler bu üç yönteme dayanır ancak her bilimin kendine özgü bir konusu olduğundan bilimler konularına uygun yöntemleri geliştirmişlerdir.

Psikoloji de gerek diğer bilimlerin yöntem ve tekniklerinden yararlanarak, gerekse kendine özgü yöntem ve teknikler kullanarak, konusunu bilimsel bir şekilde inceler.

Bu yöntemler şunlardır:

Betimleyici ve Tanımlayıcı Yöntemler

Araştırma konusu olan olay, nesne ya da durumun özelliklerini tasvir etmek ve tanımlama amacına dayanır. Türleri: gözlem, anket, test, olay incelemesi, görüşmedir.

Gözlem

Psikolojide üç türlü gözlem kullanılmaktadır.

İç Gözlem (içe bakış)

Bir uyarıcının etkisiyle bireyin yaşadığı duyguları kendi kendini gözlemleyip elde ettiği bilgileri araştırmacıya aktarmasıdır.

Örneğin, kişiliğin incelenmesinde önemli bir yeri olan ‘kendi kendini değerlendirme soru cetvelleri’ iç gözlemin bir türüdür. Bu yöntem objektif olmadığı için eleştirilse de tümüyle terk edilmemiştir.

J. Piaget hayatının 50 yılını çocukları gözleyerek, nasıl düşündükleri ve problemleri nasıl çözdükleri üzerinde çalışarak geçirmiştir

J. Piaget hayatının 50 yılını çocukları gözleyerek, nasıl düşündükleri ve problemleri nasıl çözdükleri üzerinde çalışarak geçirmiştir

Doğal Gözlem

İncelenen olayların kendi doğal ortamında, müdahalede bulunulmadan ve gözlem yapılan kişilerin haberi olmaksızın gözlemlenmesidir. Gözlem doğal koşullarda gerçekleştiği için gözlenen olayın tekrarlanması mümkün değildir.

Örneğin, gruba uyum veya uyumsuzluk davranışlarının belirlenmesi amacıyla anaokulunun bahçesinde oyun oynayan çocukların gözlemlenmesi ya da lokum testi çalışmasında gelişim dönemleri boyunca davranışlarının doğal ortamda takip edilmesi gibi.

Sistematik Gözlem

Araştırmacının belirli teknikleri kullandığı, olayların yeri, zamanı ve koşullarının gözlemci tarafından önceden hazırlandığı gözlem biçimidir.

Bireylerin davranışlarının belli yönlendirmeler yapılarak izlendiği bu yöntemde araştırmacı görüşme ve gözlem çizelgeleri hazırlayabilir, soru kağıtları ve test gibi araçlardan yararlanabilir.

Ses kasedi, video gibi aletlerle kayıt yapabilir. Gözlenen gözlendiğinin farkındadır. Sistematik gözlemde koşullar, araştırmacı tarafından oluşturulduğu için tekrarlanabilir ve ayrıntılı şekilde gözlem yapılabilir.

Anket(tarama) Yöntemi

Belli kişilerin ya da grupların bir konu üzerindeki duygu, düşünce ve deneyimlerini anlamak için belli bir plana göre hazırlanmış olan soru listeleridir.

Geçerliliği ve güvenilirliği düşük olmasına rağmen kolay, ucuz oluşu ve çok sayıda kişiye ulaşma imkânı sağlaması açısından en çok kullanılan tekniklerden biridir. Bu yöntemde en önemli nokta örneklem seçimidir.

Örneklem

Belli bir evrenden belli kurallara göre seçilmiş ve seçildiği evreni temsil yeteneği yeterli kabul edilen küçük kümedir. Örneğin, üniversitelerle ilgili bir araştırma yapılması düşünüldüğünde Türkiye’deki tüm üniversitelerin araştırılması mümkün olmadığından sadece belli sayıda okul seçilerek araştırma yapılır. Araştırma sonucu tüm üniversitelere genellenir.

Görüşme

Bireyin kişiliği hakkında bilgi sahibi olmak amacıyla uygulanan ve bireyin düşünce, duygu, davranış ve tutumlarını saptamak amacıyla yüz yüze konuşmaya dayalı olan yöntemdir.

İş konulu görüşmelerde bireyin kişiliğinin işe ve iş ortamına uygunluk derecesi saptanmaya çalışılırken, danışma amaçlı görüşmeler psikolojik problemlerin çözümü için uygulanır.

Bu yöntem, görüşmeyi yapan kişiye dayandığından oldukça öznel bir yöntemdir. Güvenilir bir görüşme için görüşmeci alanında uzman olmalıdır. Görüşülen kişinin yanlış cevaplar verme ihtimaline karşı önceden tedbir alınır.

Vak’a İncelemesi (Olay İncelemesi)

Bazı durumlarda insan davranışını tanımlamak pek kolay olmaz. Olayın derinine inmek gerekir. Geçmiş yaşamının ve çevrenin davranışlara nasıl etkide bulunduğunu öğrenmek amacıyla bireyin biyografisinin (hayat hikâyesinin) çıkarılmasına dayalı olan bu yöntem daha çok klinik psikolojide kullanılmaktadır.

Test

Birden fazla insanın davranışlarını karşılaştırmak amacıyla uygulanan sistematik ölçme tekniğidir. Dikkat ve bellek gibi zihinsel süreçler, zekâ gibi yetenekler, kişilik özellikleri, tutumlar, ilgiler test veya ölçek adı verilen ölçme araçları ile ölçülür.

Korelasyonel Yöntem (İlişkisel Çalışma)

 Bu yöntemin amacı değişkenler arası ilişkinin açıklanmasına yardımcı olmak, benzer sonuçları önceden tahmin etmek yani öngörüde bulunmaktır. İki ya da daha fazla değişken arasında bir ilişki olup olmadığını, varsa ne tür bir ilişki ve ne kadar güçlü bir ilişki olduğunu göstermeye yarayan bir yöntemdir.

Korelasyonel yöntem ilgilendiğimiz kavramları deneysel olarak yönlendiremeyeceğimiz durumlarda kullanılır. Örneğin, gelir dağılımındaki eşitsizliğin bir toplumun fertleri arasındaki ilişkileri nasıl etkilediğini araştıran bir psikoloğun gelir dağılımına müdahale etmesi imkânsızdır.

Bu nedenle söz konusu yöntem bize sadece iki değişkenin ilişki gücünü bildirir, nedensellik (neden- sonuç) bildirmez. Konumuzun başında verdiğimiz “lokum testi” çalışmasında da dürtü kontrolü ile başarı arasında ne tür bir ilişki olduğu araştırılmıştır.

Korelasyon iki cins veri arasındaki karşılıklı ilişkidir

Korelasyon iki cins veri arasındaki karşılıklı ilişkidir

Değişken deyince bir araştırmada veya deneyde farklı değerler alabilen herhangi bir özellik, davranış, olgu, gözlem ya da durum (yaş, cinsiyet, boy, kilo, eğitim düzeyi gibi) anlaşılır.

Örneğin, şişman olmakla neşeli olmak arasında bir bağıntı var mıdır? Okulda alınanüstün notlar zekâ derecesine bağlı mıdır? gibi soruların cevaplandırılmasında korelasyon kullanılır.

Bu yöntem istatistiksel bir ifade (korelasyon katsayısı) ile belirlenir. İki değişken arasındaki ilişkinin gücü ve yönünü gösteren istatistiksel değer +1 ile-1 arasında derecelendirilir.

Elde edilen değerin -1’e yakın olması, bu değişkenler arasında çok güçlü bir negatif doğrusal ilişki olduğuna,+1’e yakın olması da çok güçlü pozitif doğrusal ilişki olduğuna işaret eder. Değerin O(sıfır) olması, değişkenler arasında hiçbir ilişki olmadığını gösterir.

Korelasyonel ilişki üçe ayrılır

a) Bir değişkendeki artış ya da azalış diğer değişkende de artışa veya azalışa sebep oluyorsa bu iki değişken arasında pozitif (olumlu) korelasyon vardır. 0 ile +1 arasında değer alır. Örneğin, reklam harcamaları ile satış miktarı arasında böyle doğru orantılı bir ilişki vardır. Dürtü kontrolünün artması ile başarının da artması gibi.

b) Eğer bir değişken artarken diğeri azalıyor ya da biri azalırken diğeri artıyorsa aralarında negatif (olumsuz) korelasyon vardır. 0 ile -1 arasında değer alır. Örneğin, kilo alımı arttıkça koşulabilen mesafe arasında ters orantılı bir ilişki vardır.

c) Değişkenler arasında hiçbir ilişki yoksa nötr korelasyon adını alır. Örneğin, yetenek ile karakter arasında hiçbir ilişki yoktur.

Deneysel Yöntem

Bir değişkenin diğer bir değişken üzerindeki etkisinin araştırılarak bir varsayımın (hipotezin)sınandığı yöntemdir. Korelasyonel çalışmalar nedensellik ilişkisi ifade etmezken, deneysel çalışmalar neden-sonuç bağı kurma ve açıklama amacıyla yapılır.

Deneysel yöntemlerde kullanılan başlıca değişkenler şunlardır:

  • Bağımsız Değişken(Neden): İncelenen olayda araştırmacının seçtiği, olayda etkisi araştırılan etkendir.
  • Bağımlı Değişken(Sonuç): Bağımsız değişkenin etkisine bağlı olarak ortaya çıkan durumdur.

Psikolojideki deneysel araştırmalarda genellikle birbiri ile eşleştirilmiş 2 grup ele alınır.

Bunlar deney ve kontrol grubudur:

  • Deney Grubu: Koşulların değiştirildiği ve bağımsız değişkenin uygulandığı (deneyin yapıldığı)gruptur.
  • Kontrol Grubu: Koşullarına müdahale edilmeyen ve deney grubu ile karşılaştırma yapmak amacıyla oluşturulan gruptur.

Örneğin, “düzenli yapılan tekrar öğrenmeyi artırır” öngörüsünün (varsayımının) deney hipotezi olarak ele alındığı bir çalışmada her bakımdan birbirine denk (yaş, zekâ, ekonomik durum gibi) iki grup alınır. Deney grubuna tekrar yaptırılırken, kontrol grubuna yaptırılmaz.

Bir aylık süre sonunda iki gruba da aynı soruların olduğu bir sınav yapılır ve birinci grubun daha başarılı olduğu görülür. Bu deneyde etkisi araştırılan tekrar deneyin bağımsız değişkeni, bağımsız değişkene bağlı olarak ortaya çıkan sonuç yani öğrenme ise bağımlı değişkendir.

Tekrar ve öğrenme değişkenleri arasındaki çalışmanın başlangıcında öngörülen neden sonuç ilişkisi böylece ispatlanmış olur. Psikoloji araştırmalarında her zaman tek yöntem kullanılması yeterli olmayabilir.

Lokum testi çalışmasında olduğu gibi bazen birkaç yöntemi (doğal gözlem, korelasyonel yöntem, sistematik gözlem gibi) aynı anda kullanmak gerekebilir.

İlgili konular...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir