Akran Zorbalığı Nedir? Nasıl Anlaşılır?

Baskıya maruz kalan çocuk;

  • Çocuğunuz okula gitmek istemiyor, okuldan uzaklaşmak için birtakım bahaneler bulmaya çalışıyorsa,
  • Okul ile ilgili sorduğunuz sorulara cevapsız kalıyor, arkadaşları ve okul hakkında konuşmak istemiyorsa,
  • Okul başarısı düşmüşse, derslerine karşı ilgisiz davranıyorsa,
  • Çekingen davranışlar sergiliyor, sürekli uyumak istiyor ya da uykuda ağlama, altını ıslatma gibi davranışlar görülüyorsa,

Okulda ‘akran zorbalığı’na maruz kalıyor olabilir. Bir çocuğun benzer yaş grubundaki başka bir çocuğa sözel ya da fiziksel şiddetine “akran zorbalığı” adı verilir.

Akran zorbalığını çocukların arasında olan basit bir şakalaşma olarak görmek yanlıştır. Çünkü akran zorbalığı aynı kişi veya kişiler tarafından sürekli olarak yapılan ve yıkıcı etkilere sebep olan davranışlar bütünüdür.

Örneğin; arkadaşı tarafından sürekli olarak fiziksel özellikleriyle, saçıyla, boyuyla, kullanmış olduğu gözlüğüyle dalga geçilen bir çocuk düşünelim.

Bu davranış sürekli olarak devam ettiğinde ve zorbalığı yapan çocuk engellenmediği takdirde zamanla belki de itme, vurma gibi fiziksel bir şiddete dönüşebilecektir. Zorbalığın bir şekli de sosyal şiddet olarak ortaya çıkar.

Bu da, zorbalığa maruz kalan çocuğun arkadaş ortamına dâhil edilmemesi, dışlanması, onunla diğer kişilerin de konuşmasının engellenmesidir.

Sürekli olarak okulda bu ve bunun gibi baskılara maruz kalan çocuklarda zamanla yukarıdaki belirtiler ortaya çıkmaya başlayacak, özellikle içe kapanma, yetersizlik hissi, özgüven eksikliği ve depresif davranışlar kendini gösterecektir.

Okul hayatının başlamasıyla beraber çocukların arkadaşlarıyla olumlu ilişkiler kurabilmesi, ileride sosyal hayatlarının sağlıklı olabilmesi için atılan ilk adımdır. Çünkü çocukların akranlarıyla iyi geçinmesi, onlar tarafından kabul görmesi, sosyal onay ihtiyacının karşılanmasında büyük önem taşımaktadır.

akran-zorbaligi

Akran Zorbalığı

Bu sebeple, eğer çocuğunuzun zorbalığa maruz kaldığını düşünüyorsanız;

Anlatacağı olayı yargılamadan, sözünü kesmeden, özellikle de çocuğunuzu suçlamadan dinlemek çok önemlidir. Anne ve babası tarafından anlaşıldığını, önemsendiğini hisseden çocuk, duygularını daha kolay ifade etmeye başlayacaktır.

Çocuğunuz, yaşamış olduğu olayları anlattığı zaman aşırı bir tepki vermek ya da “sen de ona aynısını yap o zaman.” demek yanlıştır. Yapılması gereken şey, çocukları kendilerini doğru bir şekilde ifade etmeleri için yüreklendirmek, hakkını aramanın, kendini koruyabilmenin önemli bir şey olduğunu anlatmaktır.

Ayrıca bu ve bunun gibi durumlarla karşılaşıldığında okul idaresini ve öğretmenleri konu hakkında bilgilendirmek, okul ile iş birliği içerisinde olmak çocuğunuzun yaşamış olduğu bu problemi aşması için önemli bir adım olacaktır.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.