Davranışın Oluşum Süreci

Dünyayı anlamlandırma biçimimizin ne yaptığımız ve başkalarıyla nasıl iletişim kurduğumuz üzerinde doğrudan bir etkisi vardır. İnsanın oluşturduğu her şey, kendi algısal süreçlerinden geçerek oluşur. 

Davranış

İnsan hayatındaki gözlenebilen, kaydedilebilen, ölçülebilen bütün etkinliklere davranış denildiğini daha önce belirtmiştik. İşte iç ve dış çevreden gelerek organizmada davranışa sebep olan her türlü durum, enerji değişikliği, olay ya da nesneye uyarıcı, uyarıcılara organizma tarafından verilen karşılığa tepki adı verilir.

Örneğin, müzik uyarıcısının organizmada “tempo tutma” tepkisini, soğuk uyarıcısının “üşüme” tepkisini ortaya çıkarması gibi.

Uyarıcıların geldiği dış çevre denilince akla insanların ve canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri, karşılıklı olarak etkileşimde bulundukları fiziki (iklim, tabiat şartları gibi); sosyal (aile, iş çevresi gibi); ekonomik ve kültürel ortam (gelir ve eğitim düzeyi gibi) gelmektedir.

Bu çevrelerden gelen ısı, ışık, ses, gürültü gibi fiziki uyarıcılar ile; başkalarının varlığı, ödül miktarı, reklamlar, dini ve kültürel semboller gibi sosyal uyarıcılar bireyin davranışlarını etkiler.

Oyun oynamak gözlemlenebilen bir davranıştır

Oyun oynamak gözlemlenebilen bir davranıştır

Davranışlar üzerinde dış çevreden gelen uyarıcıların etkisi olduğu kadar, iç çevre olarak ifade edebileceğimiz süreçlerin de organizmanın davranışları üzerinde etkisi vardır.

Bu süreçler şunlardır:

Bilişsel süreçler Algılama, hatırlama, dikkat, soyutlama, hayal etme, bellek gibi

Biyolojik süreçler Cinsiyet, sinir sisteminin ve beynin yapısı, genetik donanım gibi

Duyuşsal süreçler Acı, sevgi, saygı, korku, coşku, kıskançlık gibi

Psikolojik süreçler Güdülenme, içe kapanıklık, heyecan gibi

Uyarıcı Davranış ilişkisi

Bireyin bir davranışta bulunması ya da harekete geçmesi için bir uyarıcıya gerek vardır. Örneğin, aynı uyarıcının hep aynı tepkiye yol açtığı refleks türü davranışlarda uyarıcı ve tepkinin bilinmesi davranışların anlaşılması için yeterlidir.

Ancak insan biyolojik, psikolojik ve sosyal bir organizma olduğu için, gerek uyarıcıların algılanması ve gerekse bunlara karşı tepkilerin doğması oldukça karmaşık bir yapı içinde gerçekleşir.

Uyarıcılar farklılık gösterebileceği gibi tepkiler de farklılık gösterebilir. Örneğin, elini çekme fiziksel bir tepki iken öğretmenin sorduğu soru karşısında öğrencinin terlemesi, kızarması fizyolojik bir tepki; dinlediği şarkının etkisiyle gencin hayal kurması, üzülmesi ya da sevinmesi de psikolojik bir tepkidir.

Bu nedenle refleks türü davranışlarda U-T (uyarıcı –tepki) formülü yeterli iken, yukarda bahsedilen organizmaya ait süreçler ile uyarıcı ve tepkilerin çeşitliliği dikkate alındığında davranışları açıklamada U-T formülü yetersiz kalmakta, bu formülün          U-O-T (uyarıcı-organizma-tepki) şeklinde ifade edilmesi gerekmektedir.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.