Bilinç Nedir? Dikkat Nedir? Psikolojide Bilinç ve Dikkat

Bilinç

Bilinç, kişinin kendisi ve çevresinin, anılarının, düşüncelerinin farkında olması durumudur. Birey, bilinc durumunda dikkatli bir uyanıklık halindedir ve çevresindeki uyarıcıları algılayarak onları bilgiye donuşturebilir. Şu an bu satırları okuduğunuzu, karnınızın biraz açıktığını ve bulunduğunuz ortamın sıcak olduğunu fark etmeniz bilincle ilgilidir.

Bilincin icten ya da dıştan gelen tum uyarıcıları fark etmesi mümkün değildir. Bu yuzden bilinc bazı uyarıcılara dikkat ederken bazılarına etmez. Örneğin dışarıdan gelen guzel bir koku, parlak bir ışık dikkat çeker. Bu durumda bilinc aktif bir şekilde devreye girer. Bilincin dikkat etmediği, pasif kaldığı birçok ic ve dış uyaran da vardır. Bunları depolamak bilincaltının işidir.

Bilinçaltı, bilincin yonetmediği eylem ve etkinlikleri belirleyen bolgedir. Soluk alıp vermek, biriyle konuşurken aynı anda resim cizmek gibi otomatik sürecler bu bolge tarafından yonetilir. Farkına varılmayan, bastırılan ilkel istekler ve korkular da bu alanda bulunur. Bu satırları okurken dikkatinizi cekmeyen birçok uyaran Örneğin bir koku bu alanda depolanır.

Belirli bir anda bilincte bulunmayan fakat kolaylıkla anımsanıp hemen bilince cağrılabilen anı ve yaşantıların bulunduğu yer ise bilinc öncesidir. Burası bilinc ile bilincaltı arasında kopru görevi görur.

Bilinc ile bilincsizlik kesin bir cizgi ile birbirinden ayrılamaz. Bilincin nerede başlayıp nerede bittiği net değildir.

Bilinclilik ile bilincsizlik arasında dikkatli uyanıklık, gevşek uyanıklık vb. birçok bilinclilik düzeyi vardır. Araba kullanan biri yaptığı işe odaklanmış ve tetiktedir yani dikkatli uyanıklık düzeyindedir.

Kişi, arabanın arka koltuğunda otururken gevşek uyanıklık düzeyindedir çünkü etrafının farkındadır, uyanıktır ancak odaklanmamıştır. Hastalık, travma, kafaya alınan bir darbe bilincsizliğe neden olabilir. Tam bilincsizlik, farkındalığın tamamen kaybolmasına ve kişinin çevresine tepki vermemesine neden olur.

Dikkat

Dikkat

Duyum, algı, öğrenme bellek gibi tum bilişsel sürecleri etkileyen bir ust sürec olan dikkat, organizmanın bir uyarıcı uzerine yoğunlaşmasıdır. Dikkat aktif ve pasif olmak uzere ikiye ayrılır.

Aktif (seçici) dikkat, irade ile gercekleştirilen ve bireyin kendi cabasının urunu olan dikkattir. Birçok uyarıcının olduğu gurultulu bir ortamda kişinin, kendi cabası ile dikkatini okuduğu kitaba vermesi aktif dikkate örnektir. Pasif (irade dışı) dikkat ise dış etkenlerin doğrudan etkisi ile oluşan dikkattir. Sınıfta ders dinleyen öğrencinin dikkatinin şiddetli gok gurultusu sesine yonelmesi pasif dikkate örnektir.

İnsan daha önce belirtildiği gibi çevrede bulunan uyarıcı, olay ya da nesnelerin hepsine aynı anda yoğunlaşamaz.

Çevrede bulunan uyarıcılardan, olaylardan ya da nesnelerden bir ya da birkacını secerek bunlara dikkat eder. Hareket, şiddet, ani değişim, zıtlık, tekrar vb. uyarıcının özelliğinden kaynaklanan dış faktorler dikkati etkiler.

Örneğin yeşil elmaların arasındaki kırmızı elma hemen dikkat çeker. Organizmanın kendisinden kaynaklanan ihtiyaç, ilgi, duygu, meslek, kültür vb. ic faktorler de dikkati etkiler. Örneğin eğitimle ilgili bir haber bir oğretmenin dikkatini bir muhendise göre daha fazla çeker.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir